"Arada", 142 cm x 172 cm, kumaş üzerine dikiş ve boyama, 2018
14 Kasım - 13 Aralık 2018 @uniqgallery
Sanatçılar: Osman Dinç, Kemal Seyhan, Erol Eskici, Güneş Terkol, Başak Bugay, Gizem Akkoyunoğlu, Can Akgümüş, Tayfun Gülnar, Bekir Dindar, Sadık Arı, Gökçen Cabadan, Can Küçük
Uniq Gallery 14 Kasım - 13 Aralık 2018 tarihleri arasında küratörlüğünü Ezgi Yıldız'ın üstlendiği 12 sanatçının katılımıyla gerçekleşecek "Kesik ve Çukur" sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi Can Akgümüş'ün yazdığı metinden yola çıkarak yaşam meselesine beden, yüz ve varoluş açısından yaklaşıyor.
Başlangıç ve Bitiş
(Hayat)
İki nokta arasında katedilen mesafe, yani ölçülebilir uzam; bize hesaplanabilir, kanıtlanabilir ve hatta şahit olunabilir bir hikaye yazılmasını sağlar. Uzay boşluğunda tek bir nokta şüphesiz biriciktir ancak tam da bu sebeple tek başına “biricikliği” çok anlamlı değildir. Çünkü sonsuz uzayın her bir köşesini bu biricik noktalar kaplamıştır. Ancak iki nokta arasından geçen çizgi sayesinde meydana gelen bu kavuşum, noktayı kendi kapladığı alandan kurtarır, kendi bağlamından koparır ve onu “durumdan” çıkarıp ender bulunur bir “sürece” dönüştürür. Ardından çizginin üzerine ağırlık gibi oturan derinlik, baskı kurarak çizgiyi üçüncü boyuta taşır. Sonsuz noktalardan oluşan uzayda açılan bu kesik artık zamanla büyüyerek bir yarığa dönüşecektir.
Kesiğin üzerinden geçen “zaman” önceleri çukura doğru akar, dip noktasına eriştiğinde derinleşir. Böylece birikerek çukura dolmaya başlar. Yavaş yavaş her yeri kaplar, yokuş yukarı tırmanarak yükselir, hafifler ve nihayet sonuca; yani en başta seçilen her iki noktaya da ulaşarak pürüzsüz bir yüzey oluşturur. Süreç sona ermiş, yarık dolmuş, kesik kapanmış ve döngü tamamlanmıştır.
Ağız ve Göz
(Yüz)
Yüz tüm bu hikayenin tamamının resmidir. Düşünerek, karar vererek ve eylemi gerçekleştirerek asıl işi yapan her bir emekçiyi (hücreyi) görünmez kılar, her birinin yerine gören ve görünür olan, mutlak monarşi uygulayan sistemdeki en büyük otoritedir. Tüm ağırlığı taşıyan, çileli ayakların ve emektar kasların her zaman yerden yüksekte tuttuğu hükümdarın karşılama salonudur. Bu salonda çukurlar görüp duyar, kesik konuşur. Kavramın oluştuğu arka odanın tüm pencereleri ve kapıları bu cepheden ışık alır. İçeriye nüfuz eden tüm moleküller döngüyü tamamlayıp eyleme, sese, söze ve bakışa dönüşür.
Doğum ve Defin
(Beden)
İnsanlığın dünya üzerindeki varoluşu boyunca törenlerle ritüellere dönüşen, farklı coğrafyalarda yaşamış değişken kültürlerde şüphesiz her daim karşılaştığımız bu iki kavram da aynı kesik sayesinde gerçekleşir. O derin karanlığın içinden geldiğimiz gibi o derin karanlığa geri döneriz.* Katettiğimiz yol, iki nokta arasındaki mesafedir. Çizginin aldığı yol güneşin doğuşuyla veya ayın geceden geceye değişen yüzüyle hesaplanır. Hayat çukuru doldurur. Beden çilesini tamamlar. Çizgi ikinci noktaya eriştiğinde artık her şey bir bütün ve mükemmeldir. Böylece bu kavuşum anlam kazanabilir; gün geceye, biriken anlar hafızaya, beden toprağa, doğum ise define döner.
The Cut and The Pit
14 November – 13 December 2018 @uniqgallery
Artists: Osman Dinç, Kemal Seyhan, Erol Eskici, Güneş Terkol, Başak Bugay, Gizem Akkoyunoğlu, Can Akgümüş, Tayfun Gülnar, Bekir Dindar, Sadık Arı, Gökçen Cabadan, Can Küçük
Uniq Gallery is now hosting the exhibition "The Cut and The Pit", which is curated by Ezgi Yıldız and includes 12 artists. The exhibition, inspired by Can Akgumus' text, approaches the problem of life from the perspectives of body, face and life.
The Cut and The Pit
The Beginning and The End (Life)
The distance covered between two points, namely the measurable space, gives us the possibility of writing a story that can be calculated, verified and witnessed. A single point in the outer space is undoubtedly a unique one, but its' "uniqueness" is not very meaningful particularly for this reason; because the endless space is already covered with these unique points. But this formation that has been created through the line which passes between two points, frees the point from the space that is covered by itself, seperates it from its' own context and transforms it into a rare "process" after removing it from the "condition". Then the depth that sits on the line like a weight, puts the pressure on the line and carries it to a third dimension. This cut which is opened within the space that consists of infinite points will expand in time and turn into a chasm.
"The time” that passes over the Cut flows into the Pit at first, and deepens when it reaches the bottom. Therefore, it piles up and starts to fill the Pit. Slowly it covers everywhere, it rises while it climbs uphill, it gets lightened and finally reaches to the conclusion; namely to the two points which have been selected in the beginning, and creates a smooth surface. The process has ended, the Pit is filled, the Cut is now healed and the cycle has been completed.
The Mouth and The Eye (The Face)
The face is the whole image of this story. It makes every single labourer (the cells) who carry out the actual work invisible by thinking, deciding and realizing an act; and it is the supreme authority who sees and who is visible in the system that implements autocracy. It is the Emperor's greeting hall who carries all the weight and who is always kept high above the ground by burdened feet and exhausted muscles. The Pit see and hear in this hall, and the Cut speaks. Every window and door of the back room which is constituted by the concept, receive sunlight through this front. All these molecules that penetrate into this room complete the cycle and turns into acts, noises, words and glances.
The Birth and The Burial (The Body)
We directly go back into that deep darkness just like we came from it.* The distance we have covered is the distance between two points. The route of the line is calculated with the sunrise or with the face of the moon that changes night by night.
The life itself fills up the Pit. The body fulfills its burden. When the distance reaches the second point, everything is complete and perfect. Therefore, this conjunction can reach to its significance; the day turns into night, the accumulated moment into memory, the body into earth and the birth into burial.
These two notions (the Birth and the Burial) which we have undoubtedly always encountered in varying cultures that have existed in different geographical regions around the world and which turned into rites and rituals throughout the human existence, are both realised through the same cut.