Zaman ile bellek arasındaki karmaşık ilişki…
“Alacakaranlık Anıları” Krank Art Gallery’de Açılıyor
Krank Art Gallery’nin yeni karma sergisi “Alacakaranlık Anıları” 16
Mayıs’da açılıyor. Sanatçılar Eda Aslan, Eda Gecikmez, Güneş Terkol ve
Zeynep Beler, “Alacakaranlık Anıları” ile izleyiciyi hatırlama ve yeniden
bütünleştirmenin puslu alanında bir gezintiye davet ediyor. Sergi 29
Haziran’a kadar Le Méridien İstanbul Etiler’de yer alan KRANK Art
Gallery’de görülebilecek.
KRANK Art Gallery “Alacakaranlık Anıları” adlı karma sergisinde; sanatçıları Eda
Aslan, Eda Gecikmez, Güneş Terkol ve Zeynep Beler’in eserlerini sergiliyor. 16
Mayıs-29 Haziran tarihleri arasında sergilenecek “Alacakaranlık Anıları”, izleyiciyi,
hatırlama ve yeniden bütünleştirmenin puslu alanında bir gezintiye davet ediyor.
Belirli bir görüntünün anısının, belirli bir anın özleminden ibaret olduğuna işaret eden
sergide sanatçıların eserleri, içinde bulunduğumuz ânı kuşatmayı sürdüren zaman ile
bellek arasındaki karmaşık ilişkinin izini sürüyor.
Anılar gerçekte yaşanmış şeylerin manipüle edilmiş kopyaları, özgün fotoğrafın teksir
makinasında çoğaltılmış halinin nüshasının nüshasıdır. Zamanın durduğu saklı yeri
aramak üzere yola çıkan zihinimiz anımsama ile unutma, bellek ile bastırma, bellek
ile yer değiştirme eylemlerini içiçe ve sürekli bir şekilde yerine getirir. Hatırlama ise
hayali bir kurgulama sürecidir. Şimdiki zamanda formüle edilen bazı imgeler geçmişe
ait özel bağlarla bütünleşir. Bölük börçük ve geçici olan belleğin imgeleri, somut
yerlere oturtulduğu zaman bütüncül ve tutarlı bir anlam kazanırlar. Sanat yapıtının da
üretim süreci ve somut olarak görünür olması bütüncül ve tutarlı bir bellek imgesidir.
“Alacakaranık Anıları” sergisi, sanatçıların deneyimlerini belleğin depolama yeteneği,
yapıtın üretim sürecini belleğin hatırlama yeteneği, yapıtın kendisini ise şimdiye ait
somut bir görsel olarak ele alıyor. Sergide sanatçılar geçmişe dair ani epifanilerin
tetikleyicisi olarak farklı medyumlar kullanmaktadırlar.
Sanatçı Eda Aslan’ın “Hatırlayamadığım Zamanlar” adlı 72 adet fotoğrafından oluşan
enstalasyonu, ailenin ilk fotoğraf makinesi Fed 2 ile çekilmiş, içeride kalan son filmin
yanması sonucu oluşan tuhaf uçucu fotoğraflardan oluşmaktadır. Yanan her bir
fotoğraf hafızada net olarak bilinmese de çocukluk, aile, dönem, hikaye, hatıra ile
sessiz bir diyaloğa girmektedir.
Epifanilerin tetikleyicisi olarak bedeni kullanan Eda Gecikmez, derisinin üzerine
manzara resmi yaptıran bedenlere odaklanmıştır. Sanatçı Yağlı boya tablolarına
konu olan bu insanların yerlerinden edilmiş olduklarını, kendi coğrafyalarını hafızaları
yerine bedenlerine kayıt ettiklerini, bedenlerini hafızaları haline getirdiklerini hayal
etmektedir. Her beden kayıp haritanın bir parçası gibidir. Mekanlar rüya aleminin
birbirine geçmiş arka planlarına benzemektedir ve bu mekânlar şekillense de, zaman
yok olmuştur.
Holografik Kayıt serisinde Güneş Terkol, kişisel belleğimizin pek çok anlardan
oluştuğuna dikkat çekmektedir. Eserlerinde yansıtmak istediği bir an öncesi ve
sonrası ve bu anlık değişikliğin bellekteki izdüşümüdür. Kafa boşlukları olan
fotobloklarda fotoğraf çektiren figürleri iki katmanlı olarak uçuşan kumaşlarına dikiş
tekniği ile resmeder. Üstüste gelen bu katmanlarla eser, sanatçının belleğine
kaydettiği ardışık iki imajın birleştirilmesiyle üç boyutlu bir görüntüye sahip olur.
Hayali imgelerden oluşmuş bir koza ören yüksek teknolojinin yarattığı zamansızlık
klostorofobisi, herkesin akıllı telefonlarıyla yaratıp yanında taşıdığı yapay belleğin bir
temsiline yönlendirmiştir Zeynep Beler’i. Fotoğraf karelerini klasik resmetme biçimiyle
yeni bir döngüye sokar. Bu teknikle anlık fotoğraf karesini saatlerce deneyimleyen
sanatçı dijital belleğin kurguladığı hayalet imgeleri sorgulamaktadır.
Bellek, en basit tanımıyla; hatırlama ve depolama yeteneğidir. Bu yetenek geçmişe
dönük anımsamalardan referanslar alarak şimdide ortaya çıkar. Anımsamanın tarzı,
ele geçirmeden çok bir arayıştır. Bu arayış bir yanda zamanın geçişine ve teknolojik
modernleşmenin kesintisiz hızına bağlı olarak yitmekte olan kuşaksal anımsamalarda
yolunu bulmaya çalışırken, diğer yanda belleğin alacakaranlık statüsünde çalışmaya
devam eder.
Alacakaranlık, günün, unutuş gecesini önceleyen, buna karşın zamanın kendisini
yavaşlatır görünen ânıdır. Günün son ışığının son görkemli gösterilerini ortaya
koyabileceği bir ara durumdur. Belleğin ayrıcalıklı zamanıdır. İşte bu ayrıcalıklı
zaman diliminde hatırlayacak anılarımız olduğu sürece bu anıların kenarları şu anda
bildiklerimize uyacak şekilde değiştirilir.
La Biennale di Venezia presents the 60th International Art Exhibition Stranieri Ovunque - Foreigners Everywhere
La Biennale di Venezia presents the 60th International Art Exhibition Stranieri Ovunque - Foreigners Everywhere @AdrianoPedrosa, Curator of the 60th International Art Exhibition The Biennale Arte 2024 La Biennale di Venezia bünyesinde, Adriano Pedrosa’nin küratörlüğünü üstlendiği 60. Enternasyonel Sanat Serigisi, ‘Foreigners Everywhere’ isimli sergiye katılmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum Güneş Terkol A Song to the World Itinerant performance, 45 min 17th April, starting at 9:15 from Ca’ Giustinian, San Marco Güneş Terkol finds inspiration in her surroundings, collecting materials and stories that she incorporates into her collaborative sewing pieces. For the Biennale Arte 2024, she worked with two collectives, CO.GE.S don Lorenzo Milani and Casa Punto Froce, in a feminist workshop to create the textile banners leading up to the performance. These distinctive fabric banners will be carried through the streets of Venice in an empowering parade until they reach the Corde...