Daha Uzaklara…
(Katastema)
Bizim özgürlüklerimize set koyan yoğunlaşmaların bizi sarmalayan yapısından çıkma ihtimallerini bulmak ve toplumların küreselleşmiş geçmişine bakmak üzere nereye doğru bakışımızı çevirebiliriz?
Aşmış olduğunu düşündüğümüz, bizi kıskıvrak yakalayan açık kafeslerin içindeki yeniden kimlikçi hale giren bir dönemden geçmekteyiz. Doğaya, kültüre (antroposen ve kapitalosen), bitkilere, hayvanlara ve başka insanlara, etnisitelere, milletlere, sınıflara, bölgelere post-kolonyal ve feminist, kesişimsel, de-kolonyal yapıbozum bağlamında ırkçılığa karşı mücadeleyi nasıl “birlikte var olma haline çevirebiliriz ?
Hiç birini yadsımadan ve sürekli bir şekilde bunlarla mücadeleyi sürdürerek bu sorunların üzerinden, nasıl bıkmadan ve mücadeleyi bırakmadan geçerek, bunları aşabiliriz ve daha “uzakları” hayal etmeyi öngörebiliriz ?
Bugün toplumlardaki aile ilişkilerindeki (tek ebeveynli aileler, birden çok süre giden evlilikler ve bunlardan doğan çok çocuklu aileler, kan bağı olmayan aile ilişkilerindeki artış) ve teknolojik (yapay zeka, dünyasal, robotlaşma ve enfortmatikleşme) değişim ve dönüşümleri nasıl örgütleyebiliriz ?
Özellikle dünyasal güncel durumdan nasıl çıkabiliriz ve canlılar arasında “müzakereci bir demokrasiyi” (insani olduğu kadar diğer canlıları da bir “Şeylerin Parlamentosu” fikrinde) nasıl iletişime sokabiliriz ?
6. Mardin Bienali sanatsal olarak gözlemleme, düşünme ve yaratma önerisi olarak bu sorunlar üzerinde duracak. Adım adım yürünecek topraklarda daha uzakları hedefleyerek bu sorunların üzerinden geçmeyi ve yaşamakta olduğumuz dönemi aşmayı nasıl düşünebiliriz?
*Katastema Epikür için acının ortadan kalktığı ve böylece beden ve ruhun dinginliğe ulaştığı an olarak adlandırılmaktadır.
Ali Akay
Güneş Terkol (d. 1981, Ankara, Türkiye) İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Terkol Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. Mimar Sinan Üniversitesi'nde tamamladı. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Sanat ve Tasarım Bölümü'nde yüksek lisans yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi. 2018 yılında Mimar Sinan Üniversitesi'nde pedagojik formasyonunu tamamladı.
Yakın çevresinden ilham alan sanatçı, topladığı malzemeleri ve hikayeleri diktiği kumaşları, videoları, desenleri ve müzikal kompozisyonlarında kullanıyor; çalışmalarında toplumsal cinsiyet konularını ele alıyor. Terkol aynı zamanda Ha Za Vu Zu sanatçı topluluğunun ve GuGuOu müzik grubunun üyesi olarak performans sergilemeye devam ediyor.
Yakın tarihli kişisel sergileri arasında Ses Manzaraları, HARA, Istanbul (2022), Bir İkili, Krank Art Gallery Istanbul(2020), Orada Değildi ve Duyduklarına İnanamadı, Galeri Nev Ankara (2019); Evim Kalbimdir, Krank Art Gallery, İstanbul (2017); Holografik Kayıt, NON Galeri (2014); Dreams on the River [Nehirdeki Rüyalar], Organhause, Chongqing, Çin (2011) bulunuyor. Yapıtlarının yer aldığı karma sergiler arasında The Mahalla Festival, Malta (2018); Art Night, Londra (2017); Flâneuses, Fransız Kültür Merkezi, İstanbul (2017); Intercerteza Viva [Canlı Belirsizlik], 32. São Paulo Bienali (2016); Passion, Joy, Fury [Tutku, Neşe, Öfke], MAXXI, Roma (2016); 10. Gwangju
Zırnık Kitabı, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 150 x 90 cm
Akvaryum, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş,105 x 80 cm
Wildone, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş,130 x 100 cm
Lucy , 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 120 x 75 cm
Boşluk, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 65 x 130 cm
18.Bölge, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 90 x 100 cm
Ateş, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 75 x 100 cm
Laf Ebesi, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 70 x 100 cm
Beyaz Baykuş, 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 105 x 100 cm
Boş Zaman , 2023
Kumaş u¨zerine dikiş, 90 x 80 cm
Sanatçı ve Ferda Art Paltform, İstanbul izniyle
Güneş Terkol'un 2023 yılında Paris merkezli misafir sanatçı programı Art Explora'da ürettiği bu seçki sanatçının üretiminde önemli bir yer tutan tül eserlerinden meydana gelir. Terkol'un üretimi ile özdeşleşen bu materyal doğası gereği yarı saydam, hafif, geçirgen ve uçuşan bir yapıya sahiptir. Bu nedenle farklı sergileme ve yerleştirme biçimleri ile oldukları yere adapte olabilen bu malzeme aynı zamanda yarı geçirgen yapısı ile içinde bulunduğu mekanın ışık ve atmosferine göre her defasında yeni bir görsel anlatı ortaya çıkarır. Paris'te yaşadığı süre boyunca adeta bir görsel günlük görevi gören desenlerini tül üstüne işleyen sanatçı kimi zaman aklına kazınan bir ânı, bir heykel bahçesini ya da Paris'in sokaklarından bir görüntüyü kendisine has karakterleri ile görsel bir hatıralar diyarına çevirir. Terkol'un yapıtlarında mizah anlayışı ve ritim duygusu yüksek, naif fakat güçlü, görüldüğü an sanatçının iç dünyası ve kendine özgün yaratıcı karakterleri bir bakışta sezilebilir.
Cihan Yıldız